UŞAK PROTOHİSTORİK DÖNEM YÜZEY ARAŞTIRMALARI PROJESİ (UPDAP) 2017 YILI SONUÇLARI (İLK SEZON)

           

Uşak ili Protohistorik Dönem Yüzey Araştırmaları Projesi (UPDAP) bölgesel olarak, Uşak ilinin doğusunda yer alan Banaz ilçesi sınırları ile Kuzey-orta ve batı bölümünü içine alan Merkez ilçe sınırlarının tamamını kapsamaktadır. Sistematik kazılardan yoksun olan Uşak, kurtarma kazıları ve yüzey araştırmalarıyla arkeoloji dünyasında varlık göstermektedir. Halen devam eden ve Harun Oy[1] başkanlığında yürütülen yüzey araştırmaları bölgenin İlk Tunç Çağı kültür izleri odaklıdır. Devam eden diğer bir çalışma, Münteha Dinç[2] başkanlığında yürütülen yüzey araştırmasıdır ki bu araştırma da Uşak ili ve ilçelerindeki Eski Yunan-Roma (Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma) yerleşimlerinin belgelenmesini hedeflemektedir. Devam eden ve sona ermiş tüm araştırmalar dikkate alındığında Uşak bölgesinde, özellikle Erken Tunç Çağı (Bundan sonra ETÇ) sonu (Geçiş dönemi) ile Orta Tunç Çağı (Bundan sonra OTÇ), Geç Tunç Çağı (Bundan sonra GTÇ) ve Demir Çağları (Bundan Sonra DÇ) ile ilgili önemli dinamikler dikkate alınmamıştır. ETÇ sonunda izlenen sosyal, siyasal ve teknolojik gelişmeler, Orta Tunç Çağı’nın tarihsel coğrafyasında Uşak bölgesinin durumu[3], Batı Anadolu ile ilişkileri yazılı kaynaklardan bilinen Hititlerin Batı Anadolu yayılım güzergâhları, Ege kıyılarıyla bağlantı yolları, komşu ülkelerle ilişkilerinin durumu ve Uşak bölgesindeki kültür izleri ile Demir Çağ kültürlerinin (Frig, Lidya, Pers) bölgedeki varlığı araştırmalarımızın konularından bazılarıdır.

Uşak Protohistorik Dönem Yüzey Araştırmaları (UPDAP)[4] 2017 yılı çalışmaları iki aşamalı olarak gerçekleştirildi: Arazi çalışmaları ve atölye çalışmaları. Çalışma tarihleri arasında hafta içi arazide tespit ve belgeleme çalışmaları, diğer günlerde ise Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Arkeoloji laboratuvarında seramik istatistik, küçük buluntu çizimi ve fotoğraflama çalışmaları yapıldı[5].

ARAZİ ÇALIŞMALARI

2017 yılı arazi çalışmaları, çalışma programında belirtildiği gibi,Uşak ilinin doğu bağlantısındaki önemli bir geçitte yer alan Banaz ilçesinde başladı. Burada toplamda 13 farklı köye bağlı, 10 höyük, 6 yerleşme ve 2 tümülüste çalışmalar gerçekleştirildi[6] (Harita: 1). Projenin ilk sezonu olması nedeniyle öncelikle bölgeyi tanımak amacıyla geniş alanlı bir yüzey araştırması (Extensive survey) yapılmıştır. Projenin ilerleyen yıllarında önemli höyükler üzerinde yoğun yüzey araştırmaları (Intensive survey) gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. İncelenen yerleşimlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile sunulan tarihler ‘ön teşhis’ niteliğindedir. Detaylı tarihlemeler için analojik çalışmalar devam etmektedir. Aşağıda değerlendirilecek buluntu yerlerinin sıralaması araştırmanın seyrine göre (doğudan-batıya) yapılmıştır.

Harita 1- UPDAP 2017 araştırma bölgesi-Banaz İlçesi ve tespit edilen yerleşimler

Çiftlik Köyü

Çiftlik Köyü, Banaz ilçesi doğu sınırında, kent merkezine 60 km uzaklıkta, İzmir-Ankara karayolunun güneyinde yer almaktadır. Köyün doğusunda yer alan köy mezarlığının yakınında (Dilfilik Mevkii) yaklaşık 14.442 m2’lik (1,4 ha) bir alanı kaplayan höyük tespit edilmiştir. Çiftlik Höyük[7] olarak bilinen yerleşim, Çayözü Deresinin batısında yer alır. Denizden yüksekliği 1242 m, akarsu tabanından yüksekliği ise 8 m’dir. Akarsu vadisinde yer almasından ötürü etrafı alüvyal topraklarla kaplıdır. Çiftlik Höyük’ten toplanan çanak çömlek parçaları OTÇ’den Geç Roma ve Erken Bizans Dönemine kadar uzanan bir yerleşim dizisine sahip olduğunu  göstermektedir (Resim: 1). Çiftlik Höyüğün yaklaşık 470 m güney doğusunda, Çayözü Deresi’nin doğusundaki yamaçtaki bozuk orman arazisi (Akyar mevkii) içinde yer alan nekropol[8] olasılıkla Çiftlik höyük ve çevresindeki Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi yerleşimine aitti. Yaklaşık 13.000 m2(1,3 ha) alanı kaplayan nekropolde, tüfit ve marnların içine açılmış çok sayıda taş sanduka mezar kaçak kazıyla tahrip edilmiştir.

Resim 1- Çiftlik Höyük ve seramik buluntuları

Karaköse Köyü

Karaköse Köyü, Banaz ilçesinin doğusunda, Uşak kent merkezine 63 km uzaklıkta, Uşak-Afyon il sınırında yer alır. Karaköse’deki araştırmalarımız, daha önce Uşak Müzesi tarafından da tespiti yapılmış olan Ören Mevkiinde gerçekleştirilmiştir. Ören Mevkii, Karaköse Köyü’nün 1,2 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. Alanda gerçekleştirdiğimiz yüzey araştırması sırasında, yaklaşık 51.000 m2 (5,1 ha) alanda, dağınık bir şekilde Geç Roma veya Erken Bizans Dönemine ait olduğunu düşündüğümüz çanak çömlek parçalarının yanı sıra çatı kiremidi parçalarına rastlanılmıştır. Bu alandaki yerleşim izi dönemsel çeşitlilik göstermemesi nedeniyle tek dönemlik, köy tipi, düz bir yerleşme olarak değerlendirilmiştir[9]. Yerleşimin güneydoğusundaki tepenin kuzey batı yamacında tespit edilen 1.20 x 0.60 m ölçülerindeki bir taş sanduka mezar,nekropolün bu alanda olduğuna işaret eder[10].

Büyükoturak Köyü

Büyükoturak Köyü, Banaz ilçesinin doğusunda, Uşak Kent merkezine 57 km uzaklıkta yer alır. Büyükoturak köyü sınırları içindeki araştırmalarımız ilk olarak Uşak ilinin kuzeydoğu ucuna yakın bir noktada başlamıştır. Köyün yaklaşık 3,5 km kuzeyinde, Çukuren Deresinin doğusunda yer alan Çukurören Höyük[11] araştırılmıştır. Tren yolunun yaptığı kavsin içinde kalan alanda toplanan çanak çömlek parçalarından ETÇ’den Geç Roma-Erken Bizans Dönemine uzanan aralıksız bir yerleşimin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Burada rastlanılan 16 kaçak kazı çukurunun 5 tanesinde mezar izlerine rastlanıldı. Bu alan Geç Antik Çağ yerleşimine ait nekropol alanıdır[12].

Büyükoturak köyü sınırları içindeki diğer yerleşim, Banaz ilçe merkezinin 20 km doğusunda, Uşak-Ankara karayolunun kuzey kenarındaki doğal tepenin üzerinde yer almaktadır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan yerleşim 32.000 m2 (3,2 ha) bir alanı kaplamaktadır. Tarafımızdan Mamaklar Höyük[13] olarak isimlendirilen höyük, kuzeyinde Manda Deresi güneyinde ise Çırçır Deresinin oluşturduğu iki vadi arasında, akarsu yatağından 13 m yüksekliğindedir(Resim: 2).Yerleşim bugün tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Höyükten toplanan çanak çömlek parçalarının ön teşhisi sonucunda ETÇ II ve III’e ait güçlü bir yerleşimden söz etmek mümkündür. Höyüğün batı bölümünde bulunan 2 adet taş topuz parçası[14], 3 ezgi taşı ve 2 parça cüruftan hareketle endüstriyel alanların olabileceği düşünülmektedir.

Resim 2- Mamaklar Höyük (Doğudan) ve buluntular

Büyük oturak köyünün 1,5 km güneydoğusunda, Hacıkavak Mevkii[15] olarak geçen alandaki bir sırt üzerinde bol miktarda Geç Antik Çağa ait çark yapımı, perdahsız çanak çömlek parçaları dikkati çekmektedir. Hacıkavak ve Çamurluk derelerinin arasında kalan ve günümüzde tarım arazisi olarak kullanılan yerleşimde erken izlere rastlanamamıştır. Alanın kuzeydoğu bölümündeki taş yığınlarının arasında 3.00×2.00 m ölçülerindeki kaya kütlesi üzerinde 1.15 m çapında, yaklaşık 0.30 m derinliğinde, değirmen taşı olarak kullanılacağı tahmin edilen bir taş yarı işlenmiş halde tespit edildi.

Dümenler Köyü

Dümenler Köyü, Banaz ilçesinin doğusunda, Uşak Kent merkezine 56 km uzaklıkta Bahadır Köyü’nün 3,5 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. Malakaya deresinin oluşturduğu vadide yer alan köyün 800 m güneybatısında, bugün Banaz-Hatipler Alaba-Bahadır-Dümenler Göleti kenarında yer alan 5 m yüksekliğinde bir höyük yer almaktadır. Müze Kayıtlarında ve kültür envanterinde Dümenler Höyük[16] olarak geçen yerleşim, günümüzde 14.300 m2 (1.43 ha) alanı kaplamaktadır (Resim: 3). Höyükte izlenilen erozyondan dolayı söz konusu ölçülerden daha büyük bir alanı kapladığı düşünülmektedir. Yüzeyden toplanan çanak çömlek parçaları ve taş aletler yerleşim ETÇ’den Osmanlı Dönemine uzanan bir tarih aralığını kapsadığını göstermektedir. ETÇ II ve III’ten bilinen el yapımı, kırmızı astarlı ve iyi perdahlı üçayaklı kaplar, burgu kulplar ve içe eğik ağız kenarlı çanaklar yaygın çanak çömlek grubudur (Resim: 3). Ayrıca ön teşhisle çark yapımı OTÇ “bead-rim” kâseleri[17], GTÇ ve Demir Çağı’na ait olduğu bazı çanak çömlek gruplarının var olduğunu söyleyebiliriz. Höyüğün tepe ve doğu bölümü daha erken malzeme vermektedir. Doğu bölümünde çeşitli çakmaktaşı parçaları ile taş balta parçası ve bir ağırşak parçası ele geçmiştir. Yapay göletin etrafında yapılan araştırmalarda da bazı çanak çömlek parçaları ile karşılaşıldı. Özellikle tondosunda geometrik ve bitkisel bezemeler bulunan yeşil sırlı bir Osmanlı kâsesinin yarısı dikkati çeken buluntular arasındadır.

Resim 3- Dümenler Höyük (Kuzeyden) ve Seramik buluntuları

Yenice Köyü

Yenice Köyü, Banaz ilçesinin yaklaşık 10 km güneydoğusunda, Uşak şehir merkezine 64 km uzaklıkta yer almaktadır. Yenice Köyü’ndeki araştırmalarımız, ağırlıklı olarak,  müze kayıtlarında ve kültür envanterinde Yenice Höyük[18] olarak geçen yerleşimde gerçekleştirilmiştir (Resim: 4). Yenice Höyük, Yenice Köyü’nün güney batısında yer almaktadır. Yenice Köyü’nün içinden geçerek Düzkışla köyüne bağlanan eski iç yolun 50 m kuzeyindedir. Doğal bir sırt üzerinde yer alan höyüğün kuzeyinden Şaban Deresi geçmektedir. Höyüğün tepe noktası dere yatağından 22 m yüksekliktedir. Bugün tarım arazisi olarak kullanılan höyüğün maddi kültür kalıntıları yaklaşık 24.350 m2’lik (2.43 ha) bir alana yayılmıştır. Neojen gölsel depolardan oluşan sahada killi-kireçli seriler yaygın görülmektedir.Höyük üzerinde gerçekleştirdiğimiz yoğun yüzey araştırmaları batı yamaç ile tepe bölümünde yoğun çanak çömlek parçalarının varlığını göstermiştir. Çanak çömlek verilerinin ön teşhis sonuçları, höyükteki yerleşimin ETÇ’den Geç Antik Çağ’a kadar uzandığını göstermektedir.

Resim 4- Yenice Höyük hava fotoğrafı (Kuzeyden)

El yapımı kırmızı astarlı, iyi perdahlı ETÇ II ve III içe eğik ağız kenarlı çanaklar, dışa eğik ağız kenarlı çömlekler, üçayaklı kaplar ile burgu kulpların[19] yanı sıra çark yapımı OTÇ-GTÇ çanak çömlek parçaları[20] ve hilal ağırlık parçaları[21] buluntuların çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ayrıca ETÇ olduğunu düşündüğümüz bir insan figürin parçası da önemli buluntular arasında yer almaktadır (Resim: 5). Höyüğün batı bölümünde izlenen bol miktarda depo kabı (pithos) parçası ve ezgi taşları bu alanda yer alan bir depo işlik alanının varlığını düşündürmektedir. Ayrıca höyükte Geç Antik Çağ’a ait olduğunu düşündüğümüz oluklu çatı kiremidi parçaları da ele geçmiştir. Yenice Köyü içinde gerçekleştirilen araştırmalarda evlerin duvarlarında ve çeşmelerde birçok devşirme malzemenin varlığı dikkati çekmiştir. Şüphesiz bu bulgular, Yenice Köyü’nün arkeolojik geçmişi ve sürekliliği açısında oldukça önemli verilerdir.

Resim 5- Yenice Höyük Buluntuları

Düzkışla Köyü

Düzkışla Köyü, Banaz ilçesinin doğusunda, Yenice Köyünün 4.3 km güneyinde yer almaktadır. Yenice Köyü iç yol bağlantısı takip edilerek Düzkışla köyüne geçildi ve buradaki araştırmalarımız müze kayıtlarında Düzkışla Ören Höyük Mevkii[22] olarak geçen alanda gerçekleştirildi. Alan, Düzkışla Köyü’nün 700 m kuzeyinde yer almaktadır. Ayvacık Deresi’nin güneyinde yer alan yerleşme yaklaşık 22.150 m2’lik (2.2 ha) geniş bir alana yayılmaktadır. Ancak bahsedilen yerleşim üzerinden toplanan çanak çömlek ışığında Geç Antik Çağ’dan erkene gitmeyen bir geçmişe sahiptir. Yüksek olasılıkla tek dönemlik bir yerleşimi andıran alandan toplanan Geç Antik Çağ çanak çömlek parçaları ile bol miktarda izlenen çatı kiremidi parçaları köy benzeri bir yerleşime işaret etmektedir. Depo küpü parçalarını çok olmasından hareketle yakınlarında şarap işliği veya mahzeni olabileceği düşünülmektedir.

Banaz (Merkez)

Banaz ilçe merkezinin %80’e yakını imar faaliyetlerinden dolayı arkeolojik dokuyla alakalı bilgi vermemektedir. Ancak merkez sınırlarının kuzey doğu bölümü halen tarım arazi olarak kullanılmaktadır. Banaz Çayı’nın suladığı bu alanda, merkezin 1 km doğusunda ve İzmir-Ankara yolunun 300 m kuzeyindeki Banaz Höyük[23] bu bölümde yer alan en büyük ve çok katmanlı yerleşimdir (Resim: 6). Daha önceki araştırmalarda[24] da incelenen Banaz Höyük’ün yayılım alanı, yüzey buluntularının dağılımı ve höyüğün formuna göre 95.456 m2’dir (9.55 ha). Büyüklüğüyle dikkati çeken Banaz Höyük, yerleşim stratejisi açısından da önemlidir[25]. Batısından geçen yolun açılması esnasında höyüğün bir kısmı tahrip edilmiştir. Bu alanda yaklaşık 5 metrelik kültür depoziti izlenmektedir.

Resim 6- Banaz Höyük hava fotoğrafı (Doğudan)

Banaz Çayı’nın batısında, ova tabanından 10 m yüksekliği sahip Banaz Höyük yerleşime uygun ekolojik ortama da sahiptir. Günümüzde üzerinde tarım yapılmaya devam eden höyüğün etrafında bozulmuş Akdeniz iklimi tesirinde step, dere boylarında söğüt, kavak ve biraz yükseklere doğru karaçam, ılgın ve çınar ağaçları görülmektedir.

Banaz Höyük doğu, batı, kuzey, güney ve orta olmak üzere 5 farklı bölümde incelenmiştir. Bu bölümleme kısmen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsellerine kısmen de höyüğün topografik durumuna göre yapılmıştır. Banaz Höyük’te yapılan yüzey araştırmaları, çanak çömlek parçalarının yanı sıra ezgi taşları, taş aletler ve tezgâh ağırlıkları gibi küçük buluntularla tanımlanabilen çok katmanlı yerleşimin izlerini ortaya koymuştur. Elde edilen çanak çömlek verileri ışığında höyük, ETÇ’den Geç Antik Çağ’a uzanan bir yerleşime sahne olmuştur. Höyüğün orta (Tepe) bölümünün aksine yamaçlarında, özellikle Kuzeydoğu yamacında, erozyon ve tarımsal faaliyetlerin sonucuyla görülen aşınmadan kaynaklı daha erken malzemeler toplanmıştır. Elde edilen bazı çakmaktaşı dilgiler, Kalkolitik Çağ yontmataş teknolojisini yansıtmaktadır. ETÇ II’nin üçayaklı kaplarına ait ayaklar, yüksek kulplu, içe eğik ağız kenarlı çanaklar, OTÇ’nin geçiş evresi özelliği gösteren ‘bead rim’ kâseleri, GTÇ’nin çark yapımı devetüyü malları[26] ile hilal ağırlık parçaları ve özellikle orta bölümde yoğunlaşan boyalı Demir Çağ ve firnisli Hellenistik çanak çömlek parçaları ile Geç Antik Çağa uzanan çatı kiremidi parçaları dikkati çekmektedir (Resim: 7). Höyüğün doğusunda yol için yapılan tahribat kesiti incelendiğinde höyüğün kerpiç mimarisi ile ilgili bilgiler de elde edildi. Buradaki kerpiç blokların üzerindeki ahşap izleri, kerpiç ile ahşabın sadece çatı geçişlerinde değil de duvarlarında da birlikte kullanılmış olabileceğine işaret etmektedir.

Resim 7- Banaz Höyük Buluntuları

Banaz Höyük’ün yaklaşık 1 km kuzeydoğusunda müze tarafından tespit edilen geniş bir alanın nekropol olduğu düşünülmektedir. Fakat araştırmamız sırasında yapılan incelemelerde buranın Banaz Höyük’ün erken dönemleri ile alakalı bir nekropol alanı olamayacağı, Banaz Höyük Tunç Çağı mezarlarının yüksek olasılıkla höyüğün yakın çevresinde bir yerde olacağını düşünmekteyiz.

Öksüz Köyü

Öksüz Köyü, Uşak kent merkezinin yaklaşık 30 km doğusunda, Banaz ilçe merkezinin ise yaklaşık 14 km güneybatısında, İzmir-Ankara yolunun 6 km güneyinde yer almaktadır. Öksüz Köyü çevresinde gerçekleştirilen araştırmalarda, daha önce müze tarafından tespit ve tescili yapılan Öksüz Höyük[27] incelenmiştir (Resim: 8). Öksüz Höyük, Öksüz Köyü’nün yaklaşık 3,5 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. ‘Hüyük Mevkii’ olarak bilinen alanda yer alan Höyük, günümüzde tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Banaz Çayı’nın 700 m kuzeyindeki sulak arazinin ortasında 10 m yüksekliğe sahip höyüğün yayılım alanı yaklaşık 19.700 m2’dir (1.97 ha). Höyüğün batısında bulunan modern iskâna ait bahçe ve tarlalarda yapılan araştırmalarda, tarla açmak amacıyla höyüğü yaklaşık 1920 m2’lik bir bölümünü düzleştirildiği görülmüştür. Yakın zamanda oluşturulmuş bu düzleştirme ve yayılım alanı ortasında yükselen tepe bölümü, höyüğün aslında daha yüksek bir doma ve yamaca sahip olduğunu göstermektedir. Zaman içinde beşeri unsurların yamaçlarını düzleştirmesiyle tepe bölümü yüksek kalmıştır. Özellikle düzleştirmenin yoğun görüldüğü kuzey ve batı bölümünde yüzeyden toplanan erken dönem çanak çömlek parçaları da bu tezi doğrulamaktadır.

Resim 8- Öksüz Höyük ve Seramik Buluntuları

Öksüz Höyük’te gerçekleştirilen yüzey araştırmaları, buradaki yerleşimin ETÇ’den başlayıp Osmanlı Dönemi’ne kadar aralıksız devam ettiğini göstermektedir. Çanak çömlekler parçalarına göre ETÇ I ve ETÇ II özellikleri yansıtan kırmızı astarlı ve iyi perdahlı içe eğik ağız kenarlı çanaklar, üçayaklı kaplara ait sivri ayak parçaları[28], burgu kulplar[29] ile OTÇ özellikleri gösteren çanak çömlek parçaları ve bölge Demir Çağı karakterine uygun parçalar tanımlanmıştır. Yüksek kalan tepe bölümünde ise daha çok Hellenistik ve Roma dönemi özellikleri gösteren çanak çömlek parçaları toplanmıştır (Resim: 8). Höyüğün batısında, modern iskâna ait bahçelerde Geç Antik Çağ’a ait yoğun kiremit parçaları görülmüştür. Yerleşimin güneyinde, Banaz Çayı’nın küçük bir kolu ile höyük arasında yer alan düzlüklerde ise Osmanlı Dönemi’ne ait çanak çömlek parçalarına rastlanılmıştır.

Höyük üzerinde çanak çömlek veriler dışında birkaç ezgi taşı ve Höyük kuzeydoğu ve kuzey batı bölümlerinde mermer mimari bloklara rastlanılmıştır. İşlenmiş bloklar üzerinde, muhtemelen, kenet veya soket deliklerine rastlanılmıştır. Dağınık bir halde tarla kenarlarında yer alan bu taşlar tarım arazisi oluştururken açığa çıkarılmış olduğu düşünülmektedir.

Susuz Köyü

Susuz Köyü, Uşak kent merkezinin 32 km doğusunda, Banaz ilçesinin yaklaşık 8 km güneybatısında, İzmir-Ankara karayolunun yaklaşık 5 km güneyinde yer almaktadır. Susuz Köyü, bölgede gerçekleştirilen diğer yüzey araştırmaları esnasında da araştırılmıştır. Susuz Köyü’ndeki 2017 yılı araştırmalarımız güney bölümdeki doğal sınır olan Ketenlik Deresi’nden başlamıştır. Burada, Susuz Köyü’nün yaklaşık 4 km güneyinde yer alan Karaçam mevkiinde araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Tarafımızdan Susuz-Karaçam Höyük[30]olarak isimlendirilen ve yüzey buluntularının dağılımlarından hareketle yaklaşık 11,836 m2’lik (1,18 ha) alanı kaplayan bir yerleşim tespit edilmiştir. Müze ve kültür envanteri kayıtlarında bulunmayan bu yerleşim Ketenlik Deresinin kuzeyinde bir sırt üzerinde yer almaktadır (Resim: 9). 4 m yüksekliğindeki Höyük üzerinde 6 adet kaçak kazı çukuru ile karşılaşılmıştır. Çukurların çeperlerinde höyüğün kültür katları izlenmektedir. Çukurların etrafında bol miktarda ETÇ çanak çömlek parçası ile ezgi taşı parçalarına rastlanmıştır. Yüzeyden toplanan çanak çömlek parçaları höyüğün çok uzun olmayan bir kültürel sürece sahip olduğunu göstermektedir.

Resim 9- Susuz-Karaçam Höyük ve Seramik Buluntuları

Ayvacık Köyü

Ayvacık Köyü, Uşak kent merkezinin 45 km doğusunda, Banaz ilçesinin yaklaşık 16 km güneyinde yer almaktadır. Banaz-Hocalar yolunun 600 m güneyindeki Ayvacık Köyü’nde yer alan Ayvacık Höyük[31], Ayvacık ile Kaylı köylerinin sınır bölgesinde, Kaylı köyünün 1,5 km doğusunda, Ayvacık Köyü’nün 1,5 km batısında konumlanmaktadır. Kuzeyde Bağırsak, doğuda Keskekalan Deresi’yle birleşen bir dere doğudan başlayarak güney ve batısını kuşatmaktadır (Resim: 10). 66.427 m2’lik (6,64 ha) alanı ile araştırmalarımız sırasında Banaz Höyük’tensonra incelenen ikinci büyük höyüktür. Höyüğün üzeri, yamaçları ve etrafı halen tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda daha geniş olan höyük üzerindeki yüzey araştırmaları doğu, batı ve orta olmak üzere üç bölümde gerçekleştirildi.

Resim 10- Ayvacık Höyük (Doğudan)

Höyüğün batı bölümünde gerçekleştirilen araştırmalarda tarım arazisi açmak amacıyla yaklaşık 715 m2’lik bir alan düzleştirilmiştir. Böylelikle düzleştirilmiş alanının höyüğe doğru olan doğu bölümünde yaklaşık 6 m yüksekliğinde bir kesit oluşmuştur. Bu tahribat GTÇ, Demir Çağ ve sonraki dönem tabakalarını etkilerken daha çok höyüğün ETÇ ve OTÇ ile ilgili verileri elde etmemizi sağlamıştır. Söz konusu alandan elde edilen en önemli ve erken buluntulardan biri pişmiş toprak boğa figürinidir[32] (Resim: 11/9). Gri renkli bir hamura sahip figürinin kafası kırıktır. Figürin 3.8 cm genişlik ve 2.5 cm yüksekliğe sahiptir. Alandan toplanan seramikler ETÇ II dönemine işaret eden el yapımı, kırmızı ve sarı astarlı içe eğik ağız kenarlı çanak ve dışa eğik ağız kenarlı çömlekler ile üçayaklı kaplara ait ayak parçalarını içermektedir[33] (Resim: 11/2-4). Bunun yanı sıra bu kesitten akan toprağın içinden çark yapımı, mühür baskılı bir depo kabı (pithos) ağız kenarı[34] (Resim: 11/8) ve üzerinde kabartma bir insan eli ve yumruların görüldüğü gaga veya oluk ağızlı bir testi parçası dikkati çekmektedir[35] (Resim:11/7). Form, mal ve bezeme üslubu açısında OTÇ’nin geç evre karakterini yansıtan bu seramikler araştırmamızın önemli bulguları arasındadır. Batı bölümünde sayısı 10’dan fazla kaçak kazı çukurlarının kesitleri, mimari izler ile birlikte höyüğün geçirdiği yangınla ilgili bilgiler vermektedir. Güneybatı bölüme yakın alanlardaki kaçak kazılar, höyüğün mezarlık alanının bu bölümde olduğunu göstermektedir. Kaçak kazı çukurlarının etrafındaki atık toprak içindeki çanak çömlek parçaları ve mezar yapıları incelendiğinde Tunç Çağı Mezarlığı ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır. Mezar tipleri arasında, kayrak taşlarından oluşturulan taş sandık mezarlar ile sadece etraftaki parçalar ve toprakta bıraktığı izlerle anlaşılan küp  mezarlar yer almaktadır.

Resim 11- Ayvacık Höyük Buluntuları

Ayvacık Höyük’ün orta bölümünde, güney ve kuzey yamaçlarda ETÇ ve OTÇ ile ilişkili çanak çömlek parçaları daha fazla görülürken tepe bölümüne doğru Demir Çağı, Helenistik ve Roma Dönemine ait çanak çömlek parçaları artmaktadır. Bunun nedeni yamaçlardaki erozyon olabilir. Orta bölümün ortasında, yaklaşık 1.100 m2’lik bir alan düzleştirilmiştir. Aynı zamanda Höyüğün en yüksek bölümünü temsil eden bu alan, herhangi bir mimari iz tespit edilemese de, sanki önemli bir kamusal mimarinin konumlandığı içkale veya yukarı şehir (akropol) görünümündedir. Orta bölümde çanak çömlek parçalarının yanı sıra, 1 adet hilal ağırlık[36] (Resim: 11/10) ile dönemleri konusunda net bilgi sahibi olmadığımız orak dilgi formunda 5yontmataş alet bulunmuştur.

Höyüğün doğu bölümünde yapılan araştırmalar batı ve orta alandaki kadar yoğun olmasa da Kalkolitik Çağ’dan Geç Antik Çağ’a uzanan çanak çömlek parçaları kendini göstermektedir. Sadece bir parça ele geçen siyah perdahlı ve beyaz boyalı Kalkolitik Çağ (?) çanak çömlek parçası höyüğün en erken tabakasının Kalkolitik Çağ’a kadar uzandığına işaret etmektedir[37] (Resim: 11/1). ETÇ karakterindeki seramikler arasında kırmızı ve sarı astarlı, parlak perdahlı çanak çömlek gruplarının yanı sıra gri ve siyah perdahlı çanak çömlek parçaları dikkati çekmektedir. Perdah bezemeli açık kahverengi astarlı, içe eğik ağız kenarlı OTÇ çanak çömleğine ait parçalar da ele geçmiştir[38] (Resim: 11/5-6). Demir Çağ ile Helenistik ve Roma Çağı çanak çömleği de ön teşhis olarak höyüğün çanak çömlek repertuvarı içinde önemli oranda yer tutmaktadır.

Ayvacık Höyük’ün güneyinde yer alan kayalıkların höyüğe bakan yamacında bir kaya mezarı bulunmaktadır. Müze tarafından kaya mezarının tepe ve güney bölümünde bir nekropol tespit edilmiştir. Kaya mezarının batısından tepeye çıkan patika yolda kayaya oyulmuş su kanalları dikkati çekmektedir. Bu su kanalları muhtemelen Akmonia Antik Kenti’ne su sağlayan kanalların bir bölümüdür.

Kızılhisar Köyü

Kızılhisar Köyü, Uşak kent merkezinin 23 km doğusunda, Banaz İlçe merkezinin ise 15 km batısında, İzmir-Ankara yolunun 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Kızılhisar köyündeki araştırmalar arazi programının son gününe denk gelmiştir. Köyün kuzeyinde, daha önce müze tarafından tespiti yapılmış ve diğer araştırmacılar tarafından da incelenmiş Kızılhisar Höyük’te[39] araştırmalarımız başlamıştır.

Resim 12- Kızılhisar Höyük (Kuzeyden)

Kızılhisar Höyük, bugün Düden Deresi’nin doldurduğu Kızılhisar Göleti’nin hemen batısındaki tepe üzerinde yer almaktadır. Yerleşim göl tabanından 12 m yükseklikteki kayalık sırt üzerine kurulmuştur (Resim: 12). Batıya doğru yerleşim yüksekliği de artmaktadır. Kavacık Mevkii olarak geçen sık çam ormanlarının arasındaki höyük günümüzde tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Düden Deresi’nin oluşturduğu vadinin batı yamacındaki yerleşimde yapılan incelemeler çok katmanlı bir höyükten ziyade daha birkaç dönemlik yerleşime işaret etmektedir. Yerleşimin batısında tespit edilen kaçak kazı çukurlarının etrafında pitos parçaları tespit edilmiştir. Olasılıkla burada yerleşimin mezarlık alanı bulunmaktaydı[40]. Höyük üzerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarıyla önemli bulgular elde edilmiştir. Çanak çömlek verilere bakıldığında ETÇ II ağırlıklı bir repertuvar ön plana çıkmaktadır. Kırmızı astarlı, perdahlı çanak çömlek parçalarının yanı sıra gri astarlı, perdahlı mallar, üçayaklı kaplara ait ayaklar, at nalı şeklinde kulplu kaba mallar, burgu kulplar dikkati çekmektedir[41] (Resim 13). Bu yerleşimdeki ETÇ çanak çömleği oldukça kaliteli mal ve bezeme özellikleri sergilemektedir. Birkaç parça çark yapımı çanak çömlek parçası yerleşimin farklı dönemleri konusunda ipuçları sunmaktadır.

Resim 13-Kızılhisar höyük Seramik Buluntuları

Çanak çömlek buluntuları dışındaki buluntular yerleşimin tarihlenmesine katkı sağlayacak niteliktedir. Araştırmalarımız sırasında bulunan 1 adet 14.1 cm uzunluğa, 8.7 cm genişliğe ve 2 cm kalınlığa sahip Beycesultan-Kusura tipinde mermer idol envanterlik eser olarak müzeye teslim edilmiştir (Resim: 14/1). Yuvarlak başlı, uzun boyunlu, küt kollu kürek biçimlidir. Eser bütünlüğü tamdır. Sadece baş bölümün sol üst kısmında küçük bir kırık vardır. Boyun uzunluğu 3.5 cm, baş genişliği 4.8 cm’dir[42]. Ön ve arka yüzünde herhangi bir yüz veya giysi detayı yoktur. Bu höyükte ele geçen diğer buluntu pişmiş toprak figürin başıdır. 3.8 cm yüksekliğe, 3.3 cm genişliğe ve 3.2 cm kalınlığa sahiptir. Yuvarlak yüz aynası ve sivri bir çeneye sahip figürin başının göz ve ağız detayları çizgisel verilirken burun plastik olarak belirtilmiştir. Burun deliği gibi detaylar da dikkat çekicidir. Başın arka bölümündeki çıkıntı bir polosu andırır. Yüzeyi oldukça kireçlidir. ETÇ I ve II’de benzer özellikler gösteren pişmiş toprak figürinler görünmesine rağmen Kızılhisar örneği biçembilim açıdan ETÇ II veya III’e tarihlendirilebilir[43] (Resim: 14/2). Söz konusu buluntuların dışında,ön kısmında kırık olan fakat neredeyse eser bütünlüğü tam olan piramit biçimli tezgâh ağırlığı da ele geçmiştir[44] (Resim: 14/3).

Resim 14- Kızılhisar Höyük Buluntuları

ATÖLYE ÇALIŞMALARI

Arazi çalışmalarının yapılmadığı günlerde arazide toplanan seramik parçaları yıkanmış ve önemli parçalar seçilerek veri tabanı için notlar alınmıştır. Atölye çalışmalarının asıl kısmı arazi çalışmalarının ardından başlamıştır.

Toplanan çanak çömlek parçaları Uşak Üniversitesi bünyesinde kurulan Arkeoloji Laboratuvarında öncelikle buluntu alanlarına göre tek tek numaralandı. Verilen etüdlük eser numaralarına göre el yordamıyla aydıngere çizilen çanak çömlekler tarayıcıdan geçirilerek Photoshop programı yardımıyla temizlenerek ölçeklendirilmektedir. Ardından taranan çanak çömlek çizimleri CorelDraw programında çizilerek dijital ortama aktarılmaktadır. Her bir parça laboratuvarda kurulan fotoğraf stüdyosunda Helicon Focus programı kullanılarak fotoğraflanmaktadır. Bu program sayesinde her bölgesi net olan küçük buluntu fotoğrafları elde edilmektedir. Son olarak tüm çalışmalar Filemaker programında hazırlanan “UPDAP Etüdlük Eser Veritabanı”na aktarılmaktadır.

GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Uşak ilinde bugüne kadar yapılan araştırmalar ve tarafımızdan gerçekleştirilen araştırmanın ilk sonuçları kentin arkeolojik potansiyeli konusunda gelecek yıllarda yapılacak çalışmalar için umut vermektedir. Araştırma bölgesinin doğu bölümünde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarımızda 2 yeni höyük ilk defa incelenmiştir.  İlk sonuçlara göre bölgede Kalkolitik dönem izlerinin yanı sıra birbirine yakın ETÇ yerleşimlerinden oluşan güçlü bir ağ vardır. Daha önce de araştırılan Banaz Höyük, Yenice Höyük, Ayvacık Höyük ve Kızılhisar Höyük’ten elde edilen çanak çömlek örneklerinin tipolojik özelliklerine bakıldığında bu ilişkiyi destekler sonuçlar elde edilebilir. ETÇ çanak çömleğinin benzerleri Beycesultan[45], Seyitömer[46] ve Küllüoba[47] höyükleriyle karşılaştırıldığında bölgeler arası etkileşimler de anlaşılmaktadır. Projenin ana amaçları arasında yer alan ETÇ sonundaki sosyal ve hiyerarşik değişimlerin materyal kültürdeki izleri ilk sezon için önemlidir.

OTÇ’ye geçiş döneminde İçbatı Anadolu’daki kültürel veya politik oluşum projenin odağındaki diğer bir konudur. Küllüoba Höyük[48] gibi güvenilir stratigrafiye sahip yerleşimlerin malzeme analizleri ışığında ilk sezon elde edilen seramik buluntuların tasnifi ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Bu verilerin analojik değerlendirmeleri atölye çalışmalarının ardından tamamlanacak ve bölgedeki yerleşim şablonuna katkı sağlayacağı inancındayız. GTÇ ile karakterize edilen çanak çömlek grupları tipolojik olarak Beycesultan Höyük ile benzerlik göstermektedir. Bu veriler henüz Hitit ile Arzawa sınır bölgesindeki kültürel formasyonu tanımlayacak ölçüde değildir.

Frigya ve Lidya Krallıkları arasında yer alan araştırma bölgesi söz konusu Demir Çağı uygarlıkları ile ilgili de veriler sağlamıştır. Her dönem için olduğu gibi yine çanak çömlek verileri üzerinde değerlendirebildiğimiz Demir Çağı çanak çömleği arasında boyalı örnekler dikkat çekicidir. Boyalı örneklerin dışında hamur özellikleri açısında benzer yalın mallar bölgede yadsınamayacak bir Demir Çağı etkisi göstermektedir. İncelenen höyüklerin genellikle yüksek noktalarında artan Demir Çağ seramikleri bir sitadele ve dış kente sahip yerleşim dokusu olduğunu düşündürüyor.

Araştırma bölgesinin doğu bölümündeki Banaz İlçesinde yürütülen 2017 yılı çalışmaları 2018 yılında da devam edecektir. 2018 yılında Banaz ilçesinin ovalık kesiminde ve kuzeyindeki dağlık bölgedeki araştırmalarımız devam edecektir. Bölgeler arası ilişkiler ve bağlantı yollarının tespiti için analojik sonuçlarla desteklenen ve diğer yüzey araştırmalarıyla iletişim halinde kalmayı amaçlayan çalışma planı oluşturulmuştur.

                                                                                             

Bibliyografya

Akyurt, A. (2013). “An updated Assessment on Western Anatolian Middle Bronze Age Chronology in Light of Excavations of the Izmir Region”Colloquium Anatolicum XII, 37-77.

Aydıngün, Ş. (2003). “Eski Tunç çağında Anadolu Pişmiş Toprak Figürin ve İdolleri” Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Doktora Tezi).

Aydıngün, Ş. (2007). “Anadolu’nun Geçiş Bölgesinin Erken Tunç Çağı Pişmiş Toprak Figürinleri” SERES, SERES Uluslararası Seramik, 75-87.

Barjamovic, G. (2011). A Historical Geography of Anatolia in the Old Assyrian Colony Period, CNI Publications 38, University of Copenhagen.

Baykal-Seeher, A.-Obladen-Kauder, J. (1996). Demircihüyük / Bd. 4. Die Kleinfunde, Mainz am Rhein: von Zabern.

Bilgen, A.N.-Bilgen, Z.-Çırakoğlu, S. (2015) “Erken Tunç Çağı Yerleşimi (V.Tabaka)” Seyitömer Höyük I (Ed. A. Nejat Bilgen), İstanbul, 119-186.

Czichon, R.M. (2017). “Hititlerin Batı Sınırı ve Uşak” (Ed. R.M. Czichon-Ş.Söyler-B.Can-İ. Çavuş) Yüzey Araştırmaları ve Kazılar Işığında Uşak, İstanbul, 39-44.

Dedeoğlu, F. (2008). “Cultural transformation and settlement system of Southwestern Anatolia from Neolithic to LBA: A case study from Denizli/Çivril Plain” (Ed. J.M. Cordoba-M. Molist-M.C. Perez-I. Rubio-S. Martinez) Proceedings of the 5th ICAANE vol. I, Madrid, 587-601.

Dedeoğlu, F.-Abay, E. (2014).“Beycesultan Höyük Excavation Project: New Archaeological Evidence from Late Bronze Layers” Arkeoloji Dergisi XIX, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İzmir, 1-39.

Dinç, M.-Kaplan, D.-Taştemür, E.-Yılmaz, B. (2016). “2014 yılı Uşak ili ve ilçeleri Arkeolojik Yüzey Araştırması Eski yunan-Roma (Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma) Yerleşimleri” 33. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 2. Cilt, Ankara, 521-538.

Efe, T. (1988). “Demircihüyük: die Ergebnisse der Ausgrabungen 1975-1978 / Band III,2, Die Keramik 2: C Die fruhbronzezeitliche Keramik der jungeren Phasen (ab Phase H), Mainz am Rhein : Verlag Philipp von Zabern.

Lloyd, S., Mellaart, J. (1962). Beycesultan, Vol. 1. The Chalcolithic and Early  Bronze Age Levels, London: British Institute of Archaeology at Ankara.

Lloyd, S.-Mellaart, J. (1965). Beycesultan Vol. II. Middle Bronze Age Architecture And Pottery, London: British Institute of Archaeology at Ankara.

Mellaart, J., Murray, A. (1995). Beycesultan. Vol. III., Part II, Late Bronze Age and Phrygian Pottery and Middle and Late Bronze Age Small Objects, London: British Institute of Archaeology at Ankara.

Oy, H.(2016). “Uşak ili Merkez ilçe İlk Tunç Çağı Araştırmaları 2014 yılı Çalışmaları” 33. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 2. Cilt, Ankara, 499-420.

Oy, H.(2017). “Uşak-Banaz İlk Tunç Çağı Araştırmaları 2015 Yılı Çalışmaları” 34. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 1. Cilt, Edirne, 51-74.

Oy, H. (2017). “Banaz’da Bir Tunç Çağı Yerleşimi: Ayvacık Höyük” Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 5, Sayı: 50, 74-93.

Sarı, D. (2009) “Late EB II Pottery Recovered in Complex of Küllüoba” Anatolia Antiqua, 17, 92.

Sarı, D.-Arslan, F. (2017). “İlk Tunç Çağı’nda Batı Anadolu’da Üç Ayaklı Mutfak Kabının Yayılımı ve Gelişimi” Belleten, Cilt LXXXI, Sayı: 290, 1-22.

Şahin, F. (2015). “Küllüoba’da Erken Tunç Çağı III Döneminde Kalınlaştırılmış Dudaklı (Bead-rim) Kaselerin Ortaya Çıkışı ve Gelişi” Colloquium Anatolicum 14, 100-119.

Türktüzün, M.-Ünan, S.-Ünal, S. (2014). “Çiledir Höyük Erken Tunç Çağı II Bulguları” TÜBA-AR 17, 49-72.

Dipnotlar

* Dr. Öğretim Üyesi, Uşak Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 1 Eylül Kampüsü, 64200-UŞAK. e-mail: mehmetaliylmz@gmail.com; www.updap.org

[1] Oy 2016; Oy 2017

[2] Dinç-Kaplan-Taştemür-Yılmaz 2016

[3] Özellikle Gojko Barjamovic’in (Barjamovic 2011: 357 vd.) Purušhanda’nın Acemhöyük’ten ziyade daha batıda aranması gerekli olduğu yönündeki fikirlerine destek sağlayacak yeni bulgular belki de Uşak bölgesinden gelecektir.

[4] Uşak Protohistorik Dönem Yüzey Araştırmaları (UPDAP) [Proje Numarası- YA0164002(2017)] 2017 yılı çalışmaları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 02.06.2017 tarih ve E.112245 sayılı izin yazısına istinaden 11.09.2017-29.09.2017 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmalarımız sırasında Uşak Müzesi Uzmanlarından Müberra Türker bakanlık temsilcisi olarak görev yapmıştır. 2017 yılı çalışmalarına Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Asuman Kuru, Uşak Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyeleri Dr. Öğretim Üyesi Selahattin Polat ve Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Deniz, Mimar Hayrullah Oktay ile Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri Ali Demir, Emrullah Coşkun, Kübra Yaman,  Semi Eren Demir,  Semih Genç,  Semih Gümüşkanat ve Yaren Hardal katılmıştır. Araştırmalarımız Uşak Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından “Uşak Protohistorik Dönem Yerleşimlerinin Belgeleme ve İncelenmesi” başlıklı proje [Proje No: 2017/SOSB003] ile desteklenmiştir. Ayrıca Uşak Ticaret Borsası da çalışmalarımıza destek sağlamıştır.

[5] Yerleşimlerden toplanan çanak çömlek parçaları ve diğer buluntular “Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Yapılacak Yüzey Araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yönerge” madde 9/y’de belirtildiği gibi Uşak Müzesi’nin 04.10.2017 tarih ve 1150 sayılı yazısına istinaden Uşak Üniversitesi Arkeoloji Laboratuvarına incelenmek üzere götürülmüştür.

[6] Bu yayında Aslantaş Tümülüs’ü, Büyükoturak Köy Mevkii, Paşacık Köyü Sultanoluğu Mevkii, Bahadır Köy Mevkii, Dümenler Tümülüsü gibi buluntu yerlerinin ayrıntıları verilmemiştir. Söz konusu alanlarla ilgili ayrıntılı bilgiler sonuç raporunda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne sunulmuştur.

[7] Çiftlik Höyük Koordinatları: 35S 759932.4 D/4300884.9 K                                                 Rakım: 1242.3 m

[8] Çiftlik Höyük Nekropolü Koordinatları: 35S 760250 D / 4300537.2 K                               Rakım: 1254.6 m

[9] Karaköse Ören Mevkii Koordinatları: 35S 239703.9 D/ 4298481.5 K                                Rakım: 1295.7 m

[10] Karaköse Ören Mevkii Nek. Koordinatları: 36S 239802.4 D / 4298439.9 K                     Rakım: 1316.0 m

[11] Çukurören Höyük Koordinatları: 35S 754613.4 D / 4305317 K                                          Rakım: 1112.3 m

[12] Çukurören Nekropol Koordinatları: 35S 754737.6     D / 4305460.8 K                             Rakım: 1114.4 m

[13] Mamaklar Höyük Koordinatları: 35S 754828.6 D / 4303725.3 K                                       Rakım: 1081.7 m

[14] Lloyd-Mellaart 1962: Fig.F.3/2

[15] Hacıkavak Mevkii Koordinatları: 35S 754545.9 D     / 4301070.2 K                                  Rakım: 1140.7 m

[16] Dümenler Höyük Koordinatları: 35S 744525.4 D / 4303384.7 K                                        Rakım: 1094.8 m

[17] Şahin 2015: 100 vd.

[18] Yenice Höyük Koordinatları: 35S 748652.2 D /4288780 K                                                 Rakım: 1103.1 m

[19] Lloyd-Mellaart 1962: Fig.P.23/4

[20] Lloyd-Mellaart 1965: Fig.P3/12-18;  Dedeoğlu-Abay 2014: 35, Fig.29

[21] Dedeoğlu-Abay 2014: 22, Fig. 7

[22] Düzkışla Ören Höyük Mev. Koordinatları: 35S 750174.7 D / 4285853.9 K                     Rakım: 1146.8 m

[23] Banaz Höyük Koordinatları: 35S 740019.4 D / 4292453.8 K                                              Rakım: 933.6 m

[24] Oy 2017:57

[25] Czichon 2017: 42

[26] Lloyd-Mellaart 1965: Fig.P3/12-18;  Dedeoğlu-Abay 2014: 35, Fig.6

[27] Öksüz Höyük Koordinatları: 35S 737102.9 D / 4286785.9 K                                             Rakım: 904.1 m

[28] Sarı-Arslan 2017: Levha 19

[29] Efe 1988: Tafel 58

[30] Susuz-Karaçam H. Koordinatları: 35S 736074.6 D / 4279238.6 K                                     Rakım: 950.1 m

[31] Ayvacık Höyük Koordinatları: 35S 745163.2 D / 4281520.1 K                                          Rakım: 1025.5 m

[32] Lloyd-Mellaart 1962: Fig. F.2/19; Baykal Seeher-Obladen Kauder 1996: Tafel 131

[33] Lloyd-Mellaart 1962: Fig. P.63/54; Efe 1988: Tafel 22/11; Türktüzün-Ünan-Ünal 2014: Res.25/Fig.25

[34] Mellaart-Murray 1995: Fig O21/212

[35] Lloyd-Mellaart 1965: Fig P.35/3, 5; Mellaart-Murray 1995: Fig P.19/1-4

[36] Mellaart-Murray 1995: Fig. O19/205-206, Fig.O23/217-220

[37] Lloyd-Mellaart 1962: Fig. P.4/1-11; Oy 2017: Resim 9.

[38] Lloyd-Mellaart 1965: Fig P.1/1-9, Fig. P. 13/31; Akyurt 2013: Fig.19

[39] Kızılhisar Höyük Koordinatları: 35S 728024 D / 4289371.3 K                                           Rakım: 1059.2 m

[40] Kızılhisar mezarlık alanı koordinatları: 35S 727912.4 D / 4289297.8 K                            Rakım: 1067.3 m

[41] Lloyd-Mellaart 1962: Fig. P.23/4, Kazı bezekli gobletler için Fig. P.31/1, 3, 7; Burgu ayaklar için Fig. P.49/12; Dedeoğlu 2008: Fig. 5

[42] Lloyd-Mellaart 1962: Fig. F1/19

[43] Aydıngün 2003: Levha 21/b, Levha 52/f; Aydıngün 2007: 86

[44] Türktüzün-Ünan-Ünal 2014: Res.31/Fig. 31; Bilgen-Bilgen-Çırakoğlu 2015: Fig. 184

[45] Lloyd-Mellaart 1962: 116 vd

[46] Bilgen-Bilgen-Çırakoğlu 2015: 119 vd

[47] Sarı 2009

[48] Şahin 2015: 100 vd.